SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
YÖNETİM SİSTEMİ
Doğa ve Geleceğe Dair
Kusursuz hizmet anlayışı ile misafirler ve ilgili tüm paydaşların istek ve beklentilerini karşılamayı amaç edindik. İşletmemizin çevre etkilerini yöneten etkin bir yönetim sistemi benimsemesini sağladık. Geleceğe yönelik çevre ve atık yönetim uygulamalarını geliştirmeyi benimseriz.
Dünya’da saygın olabilmek için çevreye ve Dünya’ya saygılıyız…
İşletmemiz, misafirlerine kaliteli tatil imkanı sunarken, turizm kaynaklarının tüketilmeden, kirletilmeden, içi boşaltılmadan gelecek turist nesillerinin de kullanabilmesini sağlayacak şekilde çalışan, tüm doğal ve kültürel kaynakların yerel halk ve konuklara yönelik korunmasını benimseyen bir işletmedir.
İşletmemiz sürdürülebilir turizm politikamızın en önemli temeli kültürel ve doğal miras alanlarının korunması konusunda, toplumsal bilincin oluşması ve koruma bilincinin geliştirilmesini sağlamaktır.
RAPOR HAKKINDA
2023 yılı itibariyle sürdürülebilirlik çalışmalarımıza başladık. Bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz gelişmeyi; yönetimimiz, çalışanlarımız, konuklarımız, tedarikçilerimiz ve diğer tüm partnerlerimiz ile paylaşmayı ve böylece bu noktada yaratacağımız farkındalığı artırarak, ortak hedef ve başarılara dönüştürebilmeyi amaçlamaktayız.
Bu hazırlanan sürdürülebilirlik raporu 2024 yılı ve 2025 ilk 7 ayı verileri içermektedir.
Lemon Pansiyon, sürdürülebilirlikle ilgili olarak, Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı’nın birinci aşama yükümlülüklerini 2023 yılından beri yerine getirmiş olup 2025 yılında ikinci aşama yükümlülüklerini yerine getireceğini ve sürdürülebilirlik performansının artırılması için sürdürülebilir yönetim sisteminin sürekli iyileştirilmesini taahhüt eder.
İÇİNDEKİLER
Başlık 1
GİRİŞ 2
RAPOR HAKKINDA 3
İÇİNDEKİLER 4
HAKKIMIZDA 5
SÜRDÜRÜLEBİLİR YÖNETİM SİSTEMİ 6
YASAL UYUM 9
PAYDAŞLAR VE İLETİŞİM 9
PERSONEL HAYATI 10
ERİŞİLEBİLİRLİK 11
SATIN ALMA 12
KÜLTÜREL SÜRDÜRÜLEBİLİR POLİTİKASI 13
ENERJİ YÖNETİMİ 13
SU YÖNETİMİ VE ATIK SU 14
GIDA ATIĞI VE KATI ATIK 15
SÜRDÜRÜLEBİLİR KAPSAMINDA GERÇEKLEŞMESİ PLANLANAN HEDEFLER 16
KARBON AYAK İZİ YÖNETİMİ 16
ÇEVRE KORUMA VE ATIK YÖNETİMİ POLİTİKASI 17
ÇOCUK HAKLARI POLİTİKASI 17
ENERJİ VERİMLİLİĞİ POLİTİKASI 18
KADIN HAKLARI VE CİNSİYET EŞİTLİĞİ POLİTİKASI 19
AVCILIK POLİTİKASI 20
YABAN HAYATI ETKİLEŞİM POLİTİKASI 20
TARİHİ VE DİNİ YERLERİ ZİYARET EDERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN
KURALLAR 21
ANTALYA’NIN FLORASI 22
ULAŞIM 24
ANTALYA’DA GEZİLECEK TARİHİ YERLER 24
HAKKIMIZDA
Bir aile işletmesi olarak kurulan Lemon Pansiyon müşterilerine Olympos eşsiz doğasında portakal bahçesi içerisinde 18 bungolaw evleri ile hizmet vermektedir.
Vizyonumuz
Lemon Pansiyon olarak misafirlerimize kaliteli deneyim kazandırırken, tüm çalışanlarımızın katılımı ile sürdürülebilir turizm ilkelerini uygulayarak paydaşlarımıza değer katıp konuklarımızın tatil rotalarını çizerken ilk adresleri olabilmek.
Misyonumuz
Lemon Pansiyon olarak misafirlerin konforundan taviz vermeden, çevre ve sosyal değerlere saygı göstererek konuklarımıza kendilerini özel hissedecekleri hizmetleri sürekli geliştirerek ve yenilikleri takip ederek sağlamak, temel ilkemizdir.
Değerlerimiz
Açıklık ve Şeffaflık
Profesyonellik
Güvenilirlik
Adalet
Verimlilik
Ekip çalışması
Sevgi ve Saygı
Çevre Bilinci
SÜRDÜREBİLİRLİK YÖNETİM SİSTEMİ
Bu belge, pansiyonumuzun tüm yönetim süreçlerini kapsayacak şekilde uyarlanabilen ve geliştirilebilen bir Sürdürülebilirlik Yönetim Sistemi (SYS)’nin temel çerçevesini oluşturmakta ve politikalarını ortaya koymaktadır. Bu belge, otelin yönetimi ve personeline yönelik hazırlanmıştır. Sistemimiz pansiyonumuzun büyüklüğüne ve kapsamına uygun olacak şekilde geliştirilmiştir.
Yönetim sistemimizin temeli risk analizine dayanmaktadır. Çevre, doğal afetler, toplum, kültür, ekonomi, kalite, insan hakları, sağlık, güvenlik başlıklarında risk analizi yapılmaktadır. Gerekmesi halinde yeni başlıklar da eklenebilmektedir.
Riskler analiz edildikten sonra risklerin gerçekleşmesi durumunda yapılacakları belirleyen bir kriz yönetim politikamız ve sistemimiz de bulunmaktadır. Bu belgenin ekinde risk analizi ve kriz yönetiminin nasıl yapılacağı yer almaktadır.
SYS kalite, ekonomi, yönetim, çevre, kültür, insan hakları, sağlık ve güvenlik konularında tüm çalışanlar tarafından belli politikaların uygulanmasını, hedefler belirlenmesini ve hedeflere ulaşılıp ulaşılamadığının izlenerek işletme yönetim süreçlerinin sürekli iyileştirilmesini içermektedir.
Belirlenen hedeflere ulaşılması halinde yeni hedefler belirlenmektedir. Ulaşılamaması durumunda, hedeflerimiz, politika ve uygulamalarımız gözden geçirilir. Bu sayede sürekli iyileştirmeyi sağlamaya gayret gösteririz.
Pansiyonumuzun yönetim sistemine ilişkin hedefler ve hedeflere uyumun takip edildiği performans göstergeleri bu aşağıda yer almaktadır.
| Hedef | Konu(İnsan,Toplum, Çevre, Kültür, Ekonomi,Yatırım, su tasarrufu, atık azaltımı, enerji tasarrufu, adil ticaret vb olabilir.) | Aksiyon |
| Yerel Satınalma oranının %10 arttırılması | Ekonomi | Yerel tedarikçilerin araştırılması, yerel satınalma oranını bir önceki yıla göre %10 arttırılması |
| Çevreye Duyarlı ürünler satın almak | Çevre | Mevcut kullanılan ürünlerin çevreye duyarlı alternatifleri ile değişimini sağlanması |
| Tek kullanımlık plastik kullanımını %1 azaltmak | Çevre | Buklet malzemelerin(temizlik malzemeleri, pipet, terlik vb) asgari ölçüde kulanılması için misafiri bilinçlendirme çalışmaları |
| Su tüketiminin %1 azaltmak | Çevre | Havlu ve çarşafların misafir isteğiyle değişiminin saglanması |
| Elektrik tüketimini %1 azaltmak | Çevre | Arızalanan aydınlatmaları led enerji tasarruflu ürünlerle değişiminin sağlanması |
| Müşteri %50 sürdürülebilirlik farkındalığını arttırmak | İnsan | müşteri degerlendirme anketlerine sürdürülebilirlik sorularının eklenmesi |
| Çalışanların sürdürülebilirlik konusunda bilinçlenmesini sağlamak | İnsan | bir sene içinde işe giriş yapan tüm çalışanlara sürdürülebilirlik eğitimi vermek |
Lemon Pansiyon, sürdürülebilirlikle ilgili olarak, Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı’nın birinci aşama yükümlülüklerini 2023 yılından bu yana yerine getirmiş olup 2025 yılında ikinci aşama yükümlülüklerini yerine getireceğini ve sürdürülebilirlik performansının artırılması için sürdürülebilir yönetim sisteminin sürekli iyileştirilmesini taahhüt eder.
Sektörün durumu, çevresel, toplumsal, teknolojik, ekonomik ve kültürel riskler, mevzuat kaynaklı değişiklik ve güncellemeler dolayısıyla yönetim sistemimiz sürekli gözden geçirilmekte, gerekli olması durumunda sistem ve politikalar güncellenmektedir.
Yukarıda belirtilen adımlar özetlePlanla-Uygula-Kontrol Et-Önlem Al (PUKÖ) yaklaşımı olarak ifade edilebilir (Şekil 1).
Şekil 1. PUKÖ Döngüsü
Planla: Pansiyonumuz çevre, toplum, kültür, ülke ekonomisi ve yönetim sistemi konularına önem vermekte ve hedefler belirlemektedir. Belirlenen hedeflere ulaşabilmek için izlenecek yol haritası ve eylemleri planlamaktadır.
Uygula: Pansiyonumuz çevresel, kültürel, sosyal, insan hakları, sağlık ve güvenlik ile ilgili temel politikalarını ve uygulamalarını belirler. Bunları, ilgili personel tarafından tanımlanan aralıklarla izler, ölçer ve kaydeder.
Kontrol et: Pansiyonumuzda hem personel hem de müşterilerden gelen geri bildirimler izlenir ve kaydedilir. Gerekmesi halinde düzeltici önlemler alınır.
Önlem al: Pansiyonumuzun kontrol et adımında belirlenen sorunları düzeltmek için harekete geçtiği adımdır. Düzeltici önlem ve işlemler kayıt altına alınarak arşivlenir.
YASAL UYUM
Pansiyonumuz, yürürlükteki yasa, mevzuat ve uluslararası sözleşmelere uymayı taahhüt eder, bunların güncel bir listesini bulundurur ve bunlarla ilgili personelini düzenli olarak bilgilendirir, personele gerekli eğitimleri sağlar.
Sorulması veya ibraz edilmesinin istenmesi halinde pansiyonumuz gerekli tüm izin, sertifika ve belgeleri ilgili kişi ve kurumlara ibraz eder.
Bu belgeler, Turizm İşletme Belgesi, Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesi, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı, son aya ait personel sigorta bildirgesi, vergi levhası, acil durum eylem planı, personel eğitimleri ve sertifikaları, varsa işyeri hekimi ile yapılan sözleşme, belediyeden alınan kanalizasyon bağlantı belgesi, varsa arıtma tesisi kimlik belgesi ve kontrol belgeleri, varsa yeraltı suyu kullanımına ilişkin belgeler, termal su kullanım izni, varsa havuz suyu ölçümleri ve kontrol belgeleri, haşere ile mücadele yapıldığına ilişkin belgeler ve diğer gerekli belgelerdir.
PAYDAŞLAR VE İLETİŞİM
Pansiyonumuz, tanıtımda tüm kesimlere doğru bilgi verir. Tanıtımda her zaman gerçek görsel materyal kullanır. İnternet sitesinde, sosyal medya hesaplarında ve diğer basılı ve yazılı tanıtım kanallarında ve pazarlama iletişiminde pansiyonumuz, ürün ve hizmetleri açısından şeffaf ve gerçekçi bir yapıya sahiptir.
Pansiyonumuz aynı zamanda politika ve sürdürülebilirlik ile ilgili yaptıklarını, eylem ve işlemlerini de çalışanları ve müşterileri ile açık ve şeffaf şeklide paylaşmaktadır. Bunu yapmak için pansiyonumuzun internet sitesi kullanılmaktadır. İnternet sitemizde sürdürülebilirlik performansı hakkında periyodik raporlar yayımlanmaktadır. Bu raporlar konusuna uygun periyotlarda düzenlenir.
Pansiyonumuzda sürdürülebilirlik performansımız, politikalarımız ve uygulamalarımız ile ilgili olarak müşterilerimizden, kamu kurumlarından, belediyelerden, çalışanlardan, çevre halkından ve diğer ilgili tüm kişi ve kurumlardan geri bildirim almayı hedefleyen bir sistem mevcuttur. Bu sistem aracılığıyla hem personelimizin hem de müşterilerimizin geri bildirimlerini alırız.
Sistemimiz müşterilerimizin ve personelimizin hızlı, basit ve etkili şekilde geri bildirim yapabilmesini sağlayacak ve teşvik edecek şekilde düzenlenmiştir.
Bu sistem, misafirler için anket uygulamaları, sosyal medya hesaplarının düzenli takibi, çalışanlar için e-posta, mesajlaşma servisleri ve diğer iletişim kanalları, diğer tüm paydaşlar için ise e-posta ile iletişim ve bunların düzenli takibini içerir.
| Misafir Anketleri Sürdürülebilirlik Soruları | |||||
| Degerlendirme | 1 (en düşük) | 2 | 3 | 4 | 5 (en yüksek) |
| Sürdürülebilirlik Politikamızı incelediniz mi? (Konaklama tesisinin sürdürülebilirlik politikasını paylaştıgı websitesinin linki konulabilir) | |||||
| İşletmemizin sürdürülebilrilik uygulamalarından memnun kaldınız mı? | |||||
| Konaklamanız sürecinde sürdürülebilirlik yolculugumuza sağladıgınız katkıyı nasıl puanlarsınız?( Havlu ve çarşaf değişimi, buklet malzeme kullanımı, enerji tasarrufu vb.) | |||||
| İşletmemizin sürdürülebilirliğine yönelik önerileriniz nelerdir? Bizimle paylaşmanızdan memnuniyet duyarız. |
Müşteri deneyimi: Pansiyonumuzda müşteri memnuniyetine önem verilir. Müşteri memnuniyeti, sürdürülebilirlik ile ilgili yukarıda açıklanan sistemden gelen geri bildirimleri içerir. Alınan sonuçların analizi yapılır. Olumsuz geri bildirim ve buna verilen yanıtlar kaydedilir ve gerekli önlemler alınır.
PERSONEL HAYATI
Pansiyonumuzun yönetim sisteminin en önemli unsuru çalışanlarımızdır. Çalışanlarımız yönetim sistemimizde ve sürdürülebilirlikle ilgili politika ve uygulamalarımızda neler yapmaları gerektiğini bilmektedirler. Çalışanlarımızın yapmaları gerekenler yazılı olarak tanımlanmış, kendilerine iletilmiş ve gerekli eğitim ve yönlendirmeler düzenli olarak yapılmaktadır. Bu konudaki eğitimler kayıt altına alınır.
Çalışanlarımız yönetim sistemimizin ve sürdürülebilirlik performansımızın geliştirilmesi ve sürekli iyileştirilmesinde aktif rol alırlar. Çalışanlarımızdan gelen geri bildirimler doğrultusunda sistemimizi gözden geçiririz ve iyileştiririz.
Sürdürülebilirlik politikalarımız ve yönetim sistemimiz doğrultusunda oryantasyon eğitimleri dahil; çalışanlara sürdürülebilirlikle ilgili ve çalışma alanlarına ilişkin periyodik eğitim programları, işbaşı eğitimleri, yasal mevzuat gereği alınması gereken eğitimler ve rehberlik destekleri verilir. İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimleri, Mutfak/servis/masaj vb. personel için hijyen eğitimleri, su ve enerji tasarrufu, kimyasal madde kullanım kuralları, yangından korunma, ilk yardım, vb. konularında yıllık eğitim planları uygulamaktayız.
Çalışanlarımız tüm eğitim materyallerimize ücretsiz ve açık bir şekilde erişebilmektedir.
Pansiyonumuz 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümlerine uymayı taahhüt etmektedir ve çalışana en az asgari ücret vermektedir. Ayrıca 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanununa ve 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa uyumu da pansiyonumuz taahhüt eder.
Pansiyonumuz,
sürdürülebilirlik faaliyetlerini yönetmek için bir “Sürdürülebilirlik Ekibi”
oluşturmuştur.
ERİŞEBİLİRLİK
Pansiyonumuz, imkanları dahilinde herkes için erişilebilir turizm hizmetleri sunmayı taahhüt eder ve erişilebilirlik düzeyi hakkında müşterileri ve paydaşlarını internet sitesi aracılığıyla açık ve doğru şekilde bilgilendirir.
Pansiyonumuz ayrıca erişilebilirlikle ilgili yasal düzenlemelere tam uyum sağlamayı ve bu konuda sürekli iyileştirmeyi takip ve taahhüt etmektedir.
Yalnızca fiziksel engelliler değil, görme, işitme gibi engeller dolayısıyla turizm faaliyetlerine katılamayan misafirlerimiz için de sürekli iyileştirmeler yapmaya gayret göstermekteyiz.
Pansiyonumuz erişilebilirlik düzenlemelerinin ve altyapısının bakım ve onarımını düzenli olarak gerçekleştirmekte ve gerekmesi halinde iyileştirmeler sağlamaktadır. Ayrıca erişilebilirlikle ilgili olarak çalışanlarımızı düzenli olarak bilgilendirmekteyiz.
SATIN ALMA
Satın alma politikamız yerel, çevreye duyarlı, adil ticarete dayalı ve verimli satın almaya yönelik politikaları içermektedir.
Pansiyonumuz tarafından mal ve hizmet kaynaklarımız izlenmektedir. Tedarikçilerimiz ile belirli aralıklarla görüşmeler yapmaktayız. Onların sürdürülebilirlikle ilgili sertifikalarını, bilgi ve belgelerini kontrol etmekteyiz.
Yerel satın alma:Pansiyonumuz mal ve hizmet satın alırken kaliteli ve makul fiyatlı olması kaydıyla yerel tedarikçilere öncelik vermektedir. Bu nedenle tedarikçilerini düzenli olarak denetlemekte, tedarikçi listesini güncellemekte ve tedarikçilerini bilgilendirmektedir. Bölge halkından alınan mal ve hizmetlerin oranı ölçülmektedir.
Pansiyonumuz mal ve hizmet satın alırken ithal ürünler için kaliteli ve makul fiyatlı olması kaydıyla adil ticaret tedarikçilere de öncelik vermektedir.
Çevreye duyarlı satın alma: Pansiyonumuz satın alımda çevreye duyarlı bir politika izlemektedir, gıda ve katı atığı azaltmak üzere verimli satın alma, enerji tasarrufu ve su tasarrufuna önem vermektedir.
Pansiyonumuz, satın alımlarında çevreye duyarlı ürünlere (çevre etiketli ürünlere) öncelik vermektedir. Satın alınacak ürün grubunda çevre etiketli ürünler yoksa ilgili ürünlerini, üretimi ve diğer tüm süreçleri çevreye zarar vermeyen tedarikçi ve üreticilerden seçer.
Pansiyonumuz bu çerçevede, satın alımlarını yaparken sürdürülebilirlik sertifikalarına sahip tedarikçilerin seçilmesini önceliklendirir.Tedarikçilerde aranabilecek örnek sertifikalar ISO14001, ISO50001, ISO14064, ISO20400 gibi belgelerdir.
Ahşap, balık, kâğıt ve diğer gıdalar için çevre sertifikalı (FSC, MSC, AB-EcoLabel, vb.) veya kaynağı takip edilebilen ürünler tercih edilmektedir.
Tehdit altındaki türler ve satılması yasak olan türler (balık, ağaç, bitki, av hayvanı, vb.) pansiyonumuzda alınmamakta ve kullanılmamaktadır.
Çevre sertifikalı, yerel üretici ve tedarikçilerden, adil ticaret tedarikçilerinden satın alımlarımızın toplam satın alımlara oranı ölçülmektedir.
Pansiyonumuzun çevre sertifikalı, yerel ve adil ticaretle satın alma ile ilgili hedefleri bulunmaktadır. Bu çerçevede, satın alımlarımızda yerel ve adil ticaret tedarikçilerinin oranının ve sayısının artmasını hedeflemekte ve buna özen göstermekteyiz.
Verimli satın alma: Satın alma politikamız, yeniden kullanılabilir, iade edilebilir ve geri dönüştürülmüş malları tercih etmektedir.
Pansiyonumuz ayrıca, toplu alıma ve dökme ürün alımına öncelik vermektedir. Bu sayede pansiyonumuza daha az sayıda nakliyat yapılmakta, daha az sera gazı emisyonu üretilmektedir.
Pansiyonumuza gelen ürünlerde gereksiz ve fazla plastik, naylon, kağıt, cam, ahşap ambalajların olmaması temel önceliğimiz ve tercihimizdir.
Sarf malzemesi ve buklet ürünlerin satın alımında tek kullanımlık ürünlerden ve gereksiz ambalajdan (özellikle plastikten) kaçınılmaktadır. Sarf malzemeleri ve tek kullanımlık ürünlerin satın alınması ve kullanımı izlenmekte ve yönetilmektedir.
KÜLTÜREL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI
Kültürel mirasın sunulması: Pansiyonumuz, yerel halkının fikri mülkiyet haklarına saygı gösterir.
Geleneksel ve çağdaş yerel kültürün otantik unsurları mutfağımızda, tasarımımızda, dekorasyonda değerlendirir.
Eserler: Pansiyonumuz, tarihsel ve arkeolojik eserleri alıp satmaz, ticaretine aracılık etmez ve bunları sergilemez.
Sürdürülebilir yerel gastronominin tanıtımı: Pansiyonumuz yerel ürünlerin tanıtılması ve tüketimine öncelik vermektedir. Tüm faaliyetlerinde gastronomide sürdürülebilirliği sağlamak için yenilikçi ve yaratıcı uygulamalar ortaya koymaktadır.
ENERJİ YÖNETİMİ
Enerji tasarrufu: Pansiyonumuzun enerji tasarrufu politikası bulunmaktadır. Politika, enerji tüketiminin düzenli ölçülmesini, izlenmesini, azaltılmasını ve yenilenebilir enerji kullanımını içermektedir.
Pansiyonumuz mümkün olduğunca yenilenebilir enerji kullanımına öncelik vermektedir.
Pansiyonumuz enerji tüketimini enerji türüne göre gruplamaktadır, farklı birimlerin enerji tüketimleri izlenmektedir.
Pansiyonumuzda kullanılan toplam enerji türe göre ölçülmektedir. Ölçüm için ekteki tablo kullanılmaktadır.
Pansiyonumuzun yenilebilir kaynaklardan elde ettiği enerji izlenmektedir.
| 2023 Ocak | Şubat | Mart | Nisan | Mayıs | Haziran | Temmuz | Ağustos | Eylül | Ekim | Kasım | Aralık | |
| 40 | 40 | 40 | 530,4 | 530,4 | 530,4 | 574,8 | 574,8 | 574,8 | 106,4 | 106,4 | 106,4 | |
| 20 | 20 | 20 | 265,2 | 265,2 | 265,2 | 287,4 | 287,4 | 287,4 | 53,2 | 53,2 | 53,2 | |
| 40 | 40 | 40 | 530,4 | 530,4 | 530,4 | 574,8 | 574,8 | 574,8 | 106,4 | 106,4 | 106,4 | |
| 100 | 100 | 100 | 1326 | 1326 | 1326 | 1437 | 1437 | 1437 | 266 | 266 | 266 | |
| 300 | 3980 | 4311 | 799 | |||||||||
| 2024 Ocak | Şubat | Mart | Nisan | Mayıs | Haziran | |||||||
| 72,8 | 72,8 | 72,8 | 351,2 | 351,2 | 351,2 | |||||||
| 36,4 | 36,4 | 36,4 | 175,6 | 175,6 | 175,6 | |||||||
| 72,8 | 72,8 | 72,8 | 351,2 | 351,2 | 351,2 | |||||||
| 182 | 182 | 182 | 878 | 878 | 878 | |||||||
| 546 | 2633,9 | |||||||||||
Pansiyonumuz, enerji tüketiminin yüksek olduğu faaliyetleri belirlemekte, bu alan ve faaliyetlerde enerji tüketimini azaltmak için düzeltici önlemler planlamakta ve uygulamaktadır (ısı yalıtım sistemleri, enerji tüketim sınıfı bulunan cihazlardan düşük tüketimlilerin tercih edilmesi, akkor gibi yüksek enerji tüketimli aydınlatmalar yerine led ampullerin kullanımı vs.). Ayrıca pansiyonumuz enerji tasarruflu ekipmanlar kullanmaktadır.
Pansiyonumuz enerji tasarrufu konusunda çalışanlarını ve paydaşlarını bilgilendirmekte ve eğitmektedir.
SU YÖNETİMİ VE ATIK SU
Pansiyonumuzun, su tasarrufu politikası bulunmaktadır. Politikamız, su tüketiminin düzenli ölçülmesini, izlenmesini, azaltılmasını içermektedir.
Pansiyonumuzun bulunduğu bölgede su riski durumu belirlenmiştir. Bunun için World ResourcesInstitute tarafından hazırlanan Water Risk Atlas kullanılmaktadır.İlgili web sitesinin bağlantısı burada yer almaktadır.
Risk analizinde su riski ayrıca değerlendirilmiştir, su yönetimi planı yapılmıştır. Bu plan, su kullanımının ölçümü ve takibi ile su tüketiminin azaltılmasına yönelik hedef ve raporlamaları içermektedir.
Pansiyonumuzun su kullanım faaliyetleri nedeni ile deniz, göl gibi sularda yaşayan canlılar zarar görmemektedir. Yine de bu canlıların zarar görme ihtimali risk analizinde değerlendirilmiştir ve gerekli önlemler alınmıştır.
Pansiyonumuz, suyun kullanımında tüm yasal gereklilik ve düzenlemelere uymaktadır.
Su, yasal ve sürdürülebilir bir kaynaktan gelmektedir. Suyumuz şebeke suyu veya izinli kuyu suyundan gelmektedir.
Su tüketimimizi ölçmekteyiz. Misafir veya geceleme başına kullanılan toplam su hesaplanmakta ve raporlanmaktadır. Bu belgenin ekindeki dosya ölçüm için kullanılmaktadır.
Su tüketimini azaltma hedeflerimiz bulunmaktadır. Buna yönelik olarak pansiyonumuz düzeltici önlemler planlamakta ve uygulamaktadır. Pansiyonumuzda su tasarruflu ekipmanlar kullanılmaktadır.Pansiyonumuzda çarşaf ve havluların misafir isteğine bağlı olarak değiştirilmesi gibi iyi uygulamalar kullanılmaktadır.
Pansiyonumuz su tasarrufu konusunda çalışanlarını ve paydaşlarını bilgilendirmekte ve yönlendirmektedir.Pansiyonumuz atık suyunun çevreye zarar vermemesi için tüm imkanlarını seferber etmektedir.
Atık suyun bertarafı için yerel yönetimin belirlediği düzenlemelere uyulmaktadır.Bu konuda yasal gerekliliklere uyulmaktadır.
Pansiyonumuzda bir Katı Atık Yönetim Planı vardır. Plan, atık üretiminin düzenli ölçülmesini, izlenmesini, atıkların azaltılmasını, yeniden kullanımını, geri dönüşümü ve atık bertarafını içermektedir.
Katı atıklar gıda, geri dönüşebilir, zehirli/tehlikeli ve organik gibi türlerine göre ayrıştırılmakta, ayrıştırılırken geri dönüşüm ve yeniden kullanım durumları gözetilmektedir.
Pansiyonumuz atık yönetimi konusunda çalışanlarını ve paydaşlarını düzenli olarak ve çeşitli görsel ve iletişim materyalleri ile bilgilendirmekte ve yönlendirmektedir.
Pansiyonumuzda türlerine göre ayrıştırılan katı atıklar yetkili ve lisanslı firmalar tarafından alınmaktadır.
Gıda atıkları da dahil olmak üzere katı atıklar türe göre ölçülmektedir. Pansiyonumuzda misafir veya geceleme başına katı atık miktarı hesaplanmakta ve raporlanmaktadır.
Pansiyonumuz ayrıca, katı atık oluşumunun yüksek olduğu faaliyetleri ve risk alanlarını belirlemiştir. Gıda atıklarını ve israfı azaltmak için düzeltici önlemler planlamakta ve uygulamaktadır.
Katı atık bertarafının yerel nüfus veya çevre üzerinde olumsuz bir etkisi olmaması hedeflenmektedir. Katı atık yönetimi ile ilgili “Sıfır Atık Yönetmeliği” mevzuatına uyum sağlanmaktadır.
SÜRDÜRÜLEBİLİR KAPSAMINDA GERÇEKLEŞMESİ PLANLANAN HEDEFLER
Paydaşlarla iletişimin geliştirilmesi
Paydaşlara sürdürülebilirlik çalışmalarımızın daha etkin bir şekilde paylaşılması için yöntemler geliştirilmesi
Veri Toplama süreçlerinde optimizasyon
Veri toplamada kullanılan kaynakların gözden geçirilerek hedeflerimizi daha etkin sonuçlar elde edecek şekilde oluşturmak için çalışmalar yürütmek
Sıfır İş Kazası : Çalışanlarımız ve alt yüklenicilerimizin iş güvenliği ile ilgili tüm şartlarını uygun şekilde sağlayarak iş kazasının yaşanmamasını sağlamak
Enerji ve su tüketimi oranını düşürmek için gerekli çalışmaların yapılması,
Enerji verimliliği olan makine, ekipman ve tüketim malzemesi kullanılması,
Sıfır atık projesinin devam ettirilmesi,
Karbon ayak izimizin azaltılması,
Tek kullanımlık sarfiyat malzemelerinin azaltılması.
KARBON AYAK İZİ YÖNETİMİ
Karbon ayak izi, birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür ve iki ana parçadan oluşur: doğrudan (birincil) ayak izi ve dolaylı (ikincil) ayak izi. Birincil ayak izi, Enerji tüketimi ve ulaşım (söz gelimi araba ve uçak) dahil olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan doğrudan CO2 emisyonlarının, ikincil ayak izi ise kullandığımız ürünlerin tüm yaşamın döngüsünden bu ürünlerin imalatı ve en sonunda bozulmalarıyla ilgili olan dolaylı CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.
Sera Gazı ve Karbon ayak izini azaltma faaliyetlerimiz;
Gıda alımlarında israfı önlemek adına yeteri kadar alım yaparak bozulma, çürüme
ve çöpe atılma riskine karşı önlem alınmaktadır.
Kağıt, cam ve plastik atıklarını yerinde ayırarak geri dönüşüme ve tekrar kullanılmasına destek olmaktayız.
Tüm elektronik ürünler bozuluncaya kadar kullanılmaya devam etmektedir.
Gereksiz ve ihtiyaç dışı satın alımlar yapılmamaktadır.
Kullanılmayan aydınlatmaların kapatılmasına özen gösterilir ve duyarlı davranılır. Satın alımlarda toplu alımlar yapılır.
ÇEVRE KORUMA VE ATIK YÖNETİMİ POLİTİKASI
İşletmemizde çevreyi korur, kirlenmesini önler, çevreye olan olumsuz etkilerimizi azaltarak korunmasına önem veririz.
Bunun için;
• Yasal düzenlemelere uyum sağlar ve çevre etkimizi azaltmaya çalışırız.
• Atıklarımızı kaynağına, gruplarına ve tehlike sınıflarına gore etkin şekilde ayırmaya özen gösteririz.
• Tehlikeli maddeler ve kimyasalların yalnızca ihtiyaç durumunda ve gerektiği kadar kullanılmasının hem çevreye olan negative etkileri hem de atık miktarını azaltacağını biliriz.
• İşletmemizde aldığımız malzemelerde “geridönüşüm” ve “çevredostu” etiketi olanları tercih ederek doğayı korumaya katkıda bulunuruz. Yeniden kullanım fırsatları yaratmaya çalışırız,
• Kâğıt, peçete, tuvaletkâğıdı, ambalaj gibi tek kullanımlık malzemeleri gerektiği kadar kullanıp doğaya daha az atık bırakmaya özen gösteririz,
• Atıkları doğru şekilde, özelliklerine gore ayrı alanlarda depolar, yasal depolama sure sınırlarını aşmadan lisanslı/yetkili firmalara teslim ederek, kayıtlarını muhafaza ederiz,
• Su, enerji ve tüm doğal kaynakları tasarruflu kullanmaya çalışırız. Bu hassasiyetimizi çalışanlarımız, misafirlerimiz, tedarikçilerimiz ile paylaşırız.
• Çevre yönetimi konusundaki performansımızı ölçer, bu verileri hedefler ile izler ve performansımızı geliştirmeye çalışırız.
• Çalışanlarımızı çevre konusunda eğitmeyi ve duyarlılıklarını artırmayı amaçlarız.
ÇOCUK HAKLARI POLİTİKASI
Çocuklar bize geleceğin emanetleridir. Onları birbire yolarak tanımak, haklarına saygı duymak, her türlü psikolojik, fiziksel, ticari vb. Sömürüye karşı gözetmek ve korumak öncelikli sorumluluğumuzdur.
Bunu sağlamak için;
ENERJİ VERİMLİLİĞİ POLİTİKASI
Dünyamızı olası tehlikelerden korumak için enerjimizi verimli kullanıyor ve enerji sarfiyatımızı azaltmak için hedefler belirliyoruz.
Bunun için;
Enerji risklerini ve ya enerji kısıtı gibi doğabilecek acil durumları değerlendirir, alınabilecek önlemleri planlarız
KADIN HAKLARI VE CINSIYET EŞITLIĞI POLİTİKASI
İşletmemizde cinsiyet eşitliğine önem veririz.
AVCILIK POLİTİKASI
Tesis olarak, yaban hayatını korumak ve sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için avcılık politikası uygulamaktadır. Otel, avcılık politikası ile şunlara katkı sağlamayı amaçlamaktadır:
Yaban hayatının doğal yaşam alanlarını korumak Yaban hayatının neslini sürdürmek
Yaban hayatının yaşam kalitesini iyileştirmek
Yaban hayatının insanlarla birlikte barış içinde yaşamasına katkı sağlamak
Otelin avcılık politikasına uymak, otelin çevreye olan etkisini azaltmaya ve sürdürülebilir bir gelecek yaratmaya yardımcı olacaktır. Otelin avcılık politikası, aşağıdakileri içerir:
Otelin çevresinde avcılık yapmak yasaktır.
Otelin çevresindeki yaban hayatının yaşam alanlarını tahrip etmek yasaktır. Otelin çevresindeki yabani hayvanlara zarar vermek yasaktır.
Otelin çevresindeki yabani hayvanların yaşam kalitesini düşürecek davranışlarda bulunmak yasaktır.
Otelin avcılık politikasına uymak, yaban hayatını korumak ve sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için önemlidir.
YABAN HAYATI ETKİLEŞİM POLİTİKASI
Bu politikanın amacı, Tesis’ in yaban hayatı ile etkileşimlerini yönetmek ve hem yaban hayatı hem de ziyaretçiler için güvenli ve saygılı bir ortam sağlamaktır.
Bu politika, Lemon Pansiyonun tüm çalışanları ve ziyaretçileri için geçerlidir. Yükümlülükler Tüm çalışanlar, yaban hayatı ile etkileşimlerini bu politikaya uygun olarak yürütmekten sorumludur. Tüm ziyaretçiler, yaban hayatı ile etkileşimlerini bu politikaya uygun olarak yürütmekten sorumludur.
Yaban hayatı beslemeyin. Yaban hayatına yaklaşmayın. Yaban hayatına dokunmayın.
Yaban hayatının yuvalarını veya yavrularını rahatsız etmeyin. Yaban hayatı ile fotoğraf çekerken dikkatli olun.
Yaban hayatı ile ilgili herhangi bir sorunla karşılaşırsanız, lütfen yerel yetkililere bildirin.
Tesis, bu politikaya uymak suretiyle yaban hayatı ile etkileşimlerini yönetmeye ve hem yaban hayatı hem de ziyaretçiler için güvenli ve saygılı bir ortam sağlamaya çalışacaktır.
Tesis olarak avlanması yasak türler ile alışverişimiz bulunmamaktadır. Avcılık ticaretini desteklememekte ve hediyelik-süs eşya olarak alım satımı yapmamaktayız.
TARİHİ ve DİNİ YERLERİ ZİYARET EDERKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKEN KURALLAR
Tarihi mekanlar, insanlığın ortak mirası sayılan yerlerdir. Tarihi mekanlar hem yurt içi hem de yurt dışı gezilerinde hemen hemen her turistin gezi planına dahil edilen yerler arasındadır.
Kimi zaman güzellikleri ile büyüleyen kimi zaman da önemli bir olayı iliklerimize kadar hissetmemize yardımcı olan tarihi mekanlar, hem bulundukları ülkeler tarafından hem de çeşitli uluslararası kuruluşlar aracılığı ile sıkı bir şekilde korunmaktadır.
Ancak tarihi yerleri koruma görevinin büyük bir kısmı bu noktaları ziyaret eden turistlere düşmektedir.
Bu kültürel mirasların bizden sonraki nesillere zarar görmeden aktarılmasını istiyorsak, ziyaretimiz esnasında uymamız gereken belirli kurallar bulunuyor.
Tarihi yerlerden herhangi bir objeyi almayın
Tarihi yerlerin çevresini kirletmeyin
Tarihi yerlerde ateş yakmayın
Tarihi yerlerde bulunan objelere tırmanmayın
Tarihi eserlere dokunmayın
Tarihi binalara ve eserlere yazı yazmayın ve resim çizmeyin
Dar alanda bulunan tarihi eserleri ziyaret ederken çantanıza dikkat edin
Dini ve kültürel hassasiyetlere uygun bir şekilde ziyaretinizi yapın.
ANTALYA’NIN FLORASI
Türkiye’nin bitki biyoçeşitliliği yönünden en zengin illeri arasında yer alan Antalya’da yayılış gösteren ve acil eylem gerektiren kritik düzeyde nesli tehlike altında olan 44 bitki çeşidi bulunuyor. Bu türler, yerelde tarım, turizm, ulaşım amaçlı yapılaşma, endüstriyel hammadde kaynağı olması gibi sebeplerle insan baskısına maruz kalıyor.Kemer orkidesi (ophrys climacis), Olimpos safranı (Crocus wattiorum), Side canavarotu (Orobanche sideana), Kaputaş andızotu (Inula sechmenii) ve Kangay (Rhaponticoides hierroi) bitki türlerinin popülasyon ve yayılış durumlarının saptanması ve yerel yönetimler düzeyinde farkındalık artırılması için çalışmalar yürütüldü. Projede incelenen türler, günümüze kadar tespit edilmiş olan bulunuş bölgeleri dışında dünyada başka bir yerde yayılış göstermemektedir.
Kemer orkidesi (Ophyrys climacis): Tip lokasyonu Kemer Kesme Vadisi’dir. Salep hammaddesi elde etmek amacıyla toplanması sebebiyle habitatları üzerindeki baskı her geçen gün artıyor. Yayılış alanı darlığı ile kritik olarak tehlike altındaki (CR) endemik bitki türüdür.
Olimpos safranı (Crocus wattiorum): Blilm dünyasına tanıtıldığı tip lokasyonu Kemer Kesme Vadisi’dir. Toplanma ve bölgedeki yayılış alanı darlığı nedeniyle kritik olarak tehlike altındadır (CR).
Side canavarotu (Orobanche sideana): Side kumul bölgesinde yayılış gösterir. Kumul bölge üzerindeki insan faaliyetleri türün geleceği üzerinde en büyük tehdittir.
Kaputaş andızotu (Inula sechmenii): Kaputaş mağarası ve yakın çevresinde, kalker kayalık alanlarda yayılış gösterir. Dar yayılış alanı nedeniyle kritik olarak tehlike altındadır.
Kangay (Rhaponticoides hierroi): Sinan Değirmeni Mevkii ve yakın çevresinde maki ve orman açıklıkları ile tarım alanlarında yayılış gösterir. Toplanma ve tarımsal faaliyetler her geçen gün tür üzerindeki baskıyı artırıyor.
Antalya ilinde 60 küçük memeli, 15 büyük memeli, 329 kuş, 60 iç su balığı, 40 sürüngen, 11 amfibi, 875 omurgasız türü tespit edilmiştir. Antalya ilindeki küçük memelilerin %6,6’sı, balık türlerinin %40’ı, sürüngenlerin %12,5’i, çift yaşarların %54,5’i ve omurgasız hayvan türlerinin %7,9’u endemiktir. Öte yandan, tespit edilen büyük memeli ve kuş türleri arasında endemik türler bulunmamaktadır.
Büyük Memeliler: Antalya ilinde toplam 15 büyük memeli takson tespit edilmiş, bunların 13 tanesi arazide gözlenmiştir. 15 tür içerisinde endemik tür yoktur. 15 adet büyük memeli türünün IUCN kriterlerine göre 13’ü LC, 1’i NT, 1’i VU kategorisindedir. İlimizde herhangi bir endemik büyük memeli bulunmamaktadır. Antalya İli sınırları içerisinde yayılış gösteren büyük memeli türler içerisinden, Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından küresel ölçekte tehdit altında olarak belirlenen tek tür su samurudur (Lutra lutra). Türkiye yaban hayatı ve Antalya özelinde de koruma önceliği yüksek olan türler arasında başta alageyik (Dama dama) ve kızıl geyik (Cervus elaphus) gelmektedir.
Küçük Memeliler: Antalya ilinde 60 adet küçük memeli türü tespit edilmiş, bunların 38 tanesi arazide gözlemlenmiştir. Bu 60 küçük memeli türünün 4 adedi endemiktir. Bu endemik türlerden Toros böcekçili (Crocidura arispa) ve Toros yersincabı (Spermophilus taurensis) IUCN kriterlerine göre LC. Anadolu tarlafaresi (Microtus anatolicus) ve Kayauyuru (Dryomys laniger) ise DD kategorisinde yer almaktadır. 60 adet küçük memeli türünün IUCN kriterlerine göre 3’ü VU, 6’sı, NT, 47’si LC, 1’i NE ve 3’ü DD kategorisindedir. İlimizde 4 adet endemik küçük memeli türü bulunmaktadır. Bunlar; Microtus anatolicus (Anadolu tarlafaresi) Crocidura arispa (Toros böcekçili) Spermophilus taurensis (Toros yersincabı) Dryomys laniger (Kayauyuru)
Kuşlar: Antalya ilinde 329 adet kuş türünün var olduğu literatürde yer alan bilgilere göre tespit edilmiş olup bu kuş türlerinden 216 tanesi arazide gözlemlenmiştir. Bu türlerin hiçbiri endemik değildir. Antalya ilinde kuş türleri açısından koruma öncelikli taksonlar incelendiğinde; 329 adet kuş türünün IUCN kriterlerine göre 4’ü EN, 6’sı VU, 12’si NT ve 307’si LC kategorisindedir. İlimizde herhangi bir endemik kuş türü bulunmamaktadır.
İç su balıkları: Literatür çalışmalarında Antalya ilinde var olduğu bildirilen 60 adet iç su balığı türünden 39 tanesi arazide gözlemlenmiştir. İlimizde var olduğu tespit edilen bu iç su balığı türlerinin IUCN kriterlerine göre 1’i EX (Pseudophoxinus handlirshi, yağ balığı), 1’i CR (Anguilla anguilla, yılan balığı), 7’si EN, 3’ü VU kategorisindedir. İlimizde toplam 60 adet iç su balığı türünden 3 tanesi; Siraz (Capoeta caelestis), Siraz (Capoeta bergamae) ve Çöpçü balığı (Oxynoemacheilus mediterraneus) lokal endemik türdür. Bu lokal endemik türler haricinde tespit edilen türlerin 21 tanesi de endemiktir.
Sürüngenler: Literatür çalışmalarında Antalya ilinde var olduğu bildirilen 40 adet sürüngen türü tespit edilmiş, bunların 32 tanesi arazide gözlemlenmiştir. tespit edilen 40 adet türün 5 tanesi endemiktir (1’i lokal endemik) ve arazi çalışmalarında tüm endemik türler tespit edilmiştir. Sürüngenlerden 35 tür “LC- En Az Endişe Verici” kriterinde olup, bir tatlı su kaplumbağası “NT-Tehdit Altına Girebilir”, bir kara kaplumbağası ve bir yılan türü “VU-Zarar Görebilir”, ve bir kaplumbağa ve bir yılan türü ise “CR-Çok Tehlikede” kriterlerindedir.
Çift Yaşarlar (Amfibiler): Literatür çalışmalarında Antalya ilinde var olduğu bildirilen 11 adet çift yaşar türü tespit edilmiş, bunların 10 tanesi arazide gözlemlenmiştir. Toplam 11 adet çift yaşar türünün 6 tanesi endemiktir. Endemik olan bu 6 tür lokal endemik (tek nokta endemiği) olup arazi çalışmalarında tüm lokal endemik türler tespit edilmiştir. Çift yaşarlardan 1 tür “DD-Veri yetersiz”; 5 tür IUCN kriterlerine göre “LC-En Az Endişe Verici”; 1 tür “NT-Tehdit Altına Girebilir”; 1 tür “VU-Zarar Görebilir”; 2 tür “EN-Tehlikede” ve 1 tür ise “ CR-Çok Tehlikede” kriterindedir.
Omurgasız Hayvanlar: Omurgasız hayvanlar, yaklaşık % 95’lik bir oranla, hayvanlar aleminin en geniş grubunu oluşturmaktadırlar. Omurgasız hayvanları IUCN kapsamında değerlendirdiğimizde 2875 türden 5 tür “CR”; 4 tür “EN”, 9 tür “VU” ve 13 tür “NT”, kriterindedir. Tüm bu sayısal veriler sonucunda oluşturulan ilimiz flora ve fauna envanter sonuçları Çizelge’de özetlenmiştir. Harita D.16 ve Harita D.17 ise sırasıyla Antalya ilinin hedef türlerce zengin habitatları ile özellikli ve korunan alanlarını göstermektedir.
ULAŞIM
Otobüsle geliyorsanız…
Antalya Otobüs terminalinden indikten sonra hemen yan binada bulunan ilçe terminaline geçiyorsunuz. Ve Kumluca’ya giden minibüslere biniyorsunuz. 1.5 – 2 saat içerisinde Olympos kavşağına geliyorsunuz. Burada sizi bekleyen minibüslerden ana yoldan 11 km aşağı iniyorsunuz. Şoföre Lemon Pansiyon demeniz yeterli.
Arabanızla geliyorsanız…
Antalya’dan Kemer istikametine giderken Kemer ve Tekirova’yı geçtikten sonra Olympos tabelasını göreceksiniz. Deniz yönüne uzanan biraz virajlı ama doğal güzelliklerle dolu 11 km’lik yola girdiğinizde 8 km sonra camiyi göreceksiniz buradan sola dönüp kısa bir süre yolu takip ettiğinizde Lemon Pansiyon rahatlatıcı ortamında tatilinize başlayabilirsiniz.
ANTALYA’DA GEZİLECEK TARİHİ YERLER
Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya, tarihi ve kültürel turizme meraklı olanlar için tam bir cennet diyebiliriz! Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapması her dönemden izler taşımasını sağlamış. Görkemli yapılar, etkileyici mimariler, sayısız antik kent ve daha fazlası… Antalya tatilinizde not almayı unutmamanız gereken yerler:
Olympos Antik Kenti
“Olympos” kelimesinin eski Yunanca ‘da “ulu dağ” anlamına geldiğine inanılmaktadır. Dünya üzerinde yirmiden fazla dağ ve tepe bu adı taşımaktadır ve bazılarının yakınlarındaki kasaba ve şehirler de bu adı almıştır. Bu tepelerin en ünlüsü, Yunanistan’ın kuzey doğusunda bulunan, eski Yunan tanrılarının evi sayılan, Thessalian tepesidir. Olympos Antik Şehri adını, eskiden Olympos Dağı olarak bilinen Tahtalı dağından alır. Tahtalı Dağı şehrin 10 km kuzeyinde bulunmaktadır ve eteklerinde bugün Yanartaş adıyla bilinen, hiç sönmeyen ateşi barındırır.
Olympos, antik Likya medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri olmuştur. Şehrin temelleri eski Helenistik dönemde, MÖ. 300 civarında inşa edilmiştir. Büyük İskender’in fetihlerine ilk başladığı yıllarda kış aylarını, Olympos’a komşu bir liman şehri olan Phaselis’te geçirdiği bilinmektedir.
Olympus’un tarihi kayıtlarda izine ilk defa MÖ. 78 yılında, Sicilya’daki Roma Valisi Servilius Vatia’nın zamanın en büyük korsanı Zenicetes’i deniz savaşında yendiği sene rastlanır. Gemilerini Porto Ceneviz ve Sazak’ın gizli limanlarında saklayarak civardaki tüm kıyı şeridini hakimiyeti altına alan Zenicetes, Olympos’u da kendisine kale yapmıştır. Şehir yeniden Roma hakimiyetine geçtikten sonra “ager publicus” (satışa çıkarılmış veya kiralık olarak verilecek Roma mülkü) olarak ilan edilmiştir.
Korsanların, Pers tanrısı Mitras için garip kurban törenleri ve gizli ayinler düzenledikleri söylenmektedir. Mitras, o yıllarda doğu ülkelerinin birçoğunda yaygın olarak inanılan Pers mitolojisinde saf ruh ve ışık tanrısıdır.
MS. 43 senesinde Likya, Roma İmparatorluğuna katılmıştır. Olympos şehrinin koruyucusu, Yunan Tanrısı Hephaistos için festivaller düzenlenmiştir. İmparator Hadrianus’un MS. 130 senesinde şehri ziyaret ettiği de kayıtlarda yer almaktadır.
Olympos, Roma İmparatorluğu Hristiyanlaşma süreci içerisindeyken bir piskoposa ev sahipliği yapmıştır. 3. yüzyıldan itibaren korsanların sürekli olarak şehre saldırmaları sonucu şehrin nüfusu yavaş yavaş azalmış ve şehir eski önemini kaybetmiştir.
11. ve 12. yüzyıllarda şehir Cenevizliler, Venedikliler ve Rodos Şovalyeleri tarafından yeniden inşa edilmiş ve haçlı seferleri sırasında ticaret limanı olarak kullanılmıştır. Olympos şehri, Osmanlı Donanmasının 15. yüzyılda doğu Akdenizi hakimiyeti altına aldığı sıralarda terk edilmiştir.
Olimpos, Türkiye’nin güney sahilini kapsayan, Antalya şehrine bağlı Olympos-Bey Dağları Milli Parkının bir bölümünü oluşturmaktadır. Bey Dağları, Toros sıradağlarının batı kanadında bulunur. Karlı tepelerinden aşağıya inildikçe yemyeşil çam ve sedir ağaçları arasından Akdeniz’in turkuaz rengi görülür.
Olimpos, bir ören yeri olduğundan dolayı büyük bir turistik merkez olması yasalarla engellenmiştir. Böylelikle bölgenin doğal yapısı korunmuş ve Olimpos tüm ziyaretçilerin hoşça vakit geçirdikleri benzersiz bir doğal cennet haline gelmiştir. Antik şehir en son olarak doğa tarafından fethedilmiştir. Şehri gezmek için ormanın içerisinden, vahşi hayatı görerek, çam ve defne ağaçlarının kokusunu duyarak maceralı bir yolculuk yapmanız gerekir. Muhteşem sahil şeridi sadece güneşlenme tutkunlarına ev sahipliği yapmaz…
Yaz aylarında büyük deniz kaplumbağaları geceleri yumurtalarını bırakmak için Olympos-Çıralı sahiline gelirler.
Efsanenin başka bir versiyonu, Bellerophone’nun Pegasus’la cennetin kapılarına kadar uçtuğunu, kapının önünde Pegasus’un onu üzerinden attığını anlatır. Bellerophone, yeryüzüne kadar düşer ve tanrılar onu horgörüp hiç yardım etmedikleri için yeryüzünde yapayalnız dolaşmaya başlar.
Kaleiçi
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bulunan Kaleiçi, şehrin tarihinin izlerini taşıdığı için oldukça önemli bir bölge. Geçmişi günümüze bağlayan en somut yapılardan olan tarihi evler, sadece mimarileriyle değil o dönemdeki insanların yaşam şekillerini, davranışlarını, gelenek ve göreneklerini yansıttıkları için de büyük önem taşıyor.
Antalya’nın tarihi bölgesi denildiğinde ilk akla gelen yer Kaleiçi oluyor. Begonvillerle çevrili sokakları, nostaljik ve modern atmosferi iç içe sunuyor.
Yığma taştan inşa edilen evler, sahiplerinin maddi durumlarına göre farklılık gösterse de ortak özellikleri çok. Hem sokak cephesi hem de sokağı görmeyen bir bahçeleri bulunan bu evlerin üst katında cumba bulunuyor. Zemin katta bahçelere açılan taşlıklar, taşlıklarda ise ağaçtan yapılmış kanepeler bulunuyor. Evlerin zemin katı depo, mutfak gibi alanların bulunduğu yer iken üst katlar yaşam alanı olarak kullanılıyordu.
Kaleiçi’nin dar sokaklarında bulunan birçok ev, aslına uygun olarak restore edilmiş. Günümüzde eğlence mekanlarının, restoranların, hediyelik eşya dükkanlarının bulunduğu bir tarihi turizm merkezi konumunda olan Kaleiçi’ne gitmişken Hadrianus Kapısı (Üç Kapılar), Eski Limanı da mutlaka görün.
Antalya’nın eğlence, tarih ve alışveriş yerleri arasında önemli bir konuma sahip olan Kaleiçi’ne gitmişken Hadrianus Kapısı’nı da görmelisiniz.
Yerli ve yabancı turistlerin Antalya’da en sık uğradığı yerlerin başında bulunan Kaleiçi’nin deniz kokan sokaklarında keyifli yürüyüşler yaparken şehrin hemen hemen her yerinden görünen Yivli Minare’yi ziyaret etmeyi unutmayın. Selçuklu döneminden günümüze kadar ulaşan minare, ilk olarak Bizans kilisesi olarak yapılmış olsa da Alaattin Keykubat tarafından camiye dönüştürülmüş ve Antalya’nın ilk İslami yapılarından biri olarak ün kazanmış.
Yanartaş
Antalya’nın popüler tatil merkezi Kemer’e bağlı Çıralı’da bulunan Yanartaş, sonsuz ateş olarak anılıyor. Çıralı girişinde bulunan köprüyü geçip sol taraftaki portakal bahçelerinin olduğu kısma vardıktan yaklaşık 3,5 km sonra Yanartaş’a varacaksınız. Yanartaş’a tırmanırken denizin ve doğanın güzelliğine bakarak soluklanmayı unutmayın.
Turist akınına uğrayan Yanartaş, denize yakın mesafede olup, taşlar arasından çıkan alevlerin hiç sönmemesiyle ünlü. Mucizevi bir deneyim yaşamak isterseniz Antalya tatilinizde Yanartaş’a mutlaka gitmelisiniz. Adını doğalgaz sıkışması sonucu oluşan küçük parçalardan alıyor.
Yanartaş Efsanesi: Yunan mitolojisine göre Antik Likya Kenti olan Kimera’nın yeraltından çıkan ateş kutsal kabul ediliyor. Efsaneye göre Homeros metinlerinde de yer alan ateş, Kimera adı verilen aslan, keçi ve yılan karışımı olan üç başlı canavarın nefes alıp verdikçe ağzından çıkan ateştir. O dönemdeki Likya kralı Bellophontes’i canavarı yenmesi için gönderir, kanatlı atı Pegasus ile birlikte canavarı öldüren genç, onu yerin yedi kat altına gömer. Kimera günümüzde de yerin dibinden ateş çıkarmaya devam eder.
Antalya’nın hiç sönmeyen ateşini ziyaret etmeye ne dersiniz? Yanartaşı görmeye mutlaka gitmelisiniz.
Theimussa (Kale İskelesi)
Kekova bölgesini dolaşmak isterseniz, Kaş’a 30 km, Demre’ye ise 20 km mesafedeki Üçağız Köyü’ne varmanız gerekiyor. Doğal bir liman görünümünde olan koyun kuzeyindeki tarihi kalıntılar Theimussa Antik Kenti’ne ait. Kendinizi zaman tünelinde gibi hissedeceğiniz bu antik kent, bir kitabeye göre M.Ö. IV. yüzyıla tarihleniyor. Günümüzde mezar kalıntılarını görebileceğiniz kentte kule kalıntısını da görebilirsiniz.
Antalya’da mutlaka uğramanız gereken yerlerden biri de Kekova… Theimussa Antik Kenti’ne ait tarihi kalıntıları gezerken tarihte yolculuğa çıkmış gibi hissedeceksiniz.
Tarihi Saat Kulesi
Antalya’nın simgesi konumundaki Tarihi Saat Kulesi, kalın beşgen bir burç üzerine inşa edilmiş olup, dört tarafında da birer saat bulunuyor. Kimin yaptırdığı ve ne zaman yapıldığı konusunda kesin bilgi olmasa da II. Abdulhamit’in tahta çıkışının 25. Yılında valilere yolladığı fermanda saat kulesi inşaatlarına başlanması yazılı olduğundan, o döneme ait olduğu düşünülüyor. 14 metre yüksekliğindeki Tarihi Saat Kulesi’nin görkemine şahit olmanızı öneririz.14 metre yüksekliğindeki tarihi saat kulesinin ne zaman ve kim tarafından yapıldığı bilinmiyor.
Noel Baba Kilisesi
Noel Baba olduğu düşünülen Aziz Nicholaos’ın ölümüyle yapılan Noel Baba Kilisesi, Demre’de bulunuyor. Noel Baba’nın öldükten sonra bir süre burada yattığı, bir süre sonra kemiklerinin İtalyan denizcilerce Bari’ye götürüldüğüne inanılıyor.
Side Antik Kenti
Antalya’nın en önemli antik kentlerinden bir diğeri ise Side Antik Kenti. Antik dönemde Pamfilya’nın liman kentlerinden olan Side’nin geçmişi M.Ö. 8. yüzyıla, Hititlere kadar uzanıyor. 12. yüzyıldan itibaren terk edilmiş kentten günümüze pek çok tarihi kalıntı ulaşmış.
Likyalılar ve Perslerin hakimiyetine giren kent, özgürlük ve bağımsızlığı simgelemek için adına sikke basılmış. O dönemlerde Side halkı, Apollon, Afrodit, Ares ve Athena gibi pek çok tanrıya inanmış. Tarihi tiyatrosu, Apollon Tapınağı, hamamları, agorası, evleri, müzeleri ve kent kapısıyla her yıl yerli ve yabancı pek çok turist ağırlıyor.
M.Ö. 8. yüzyıla dayanan Side’de görebileceğiniz Apollon Tapınağı gibi önemli eser ve yapılar bulunuyor.
Bizans, Roma ve Helen dönemine özgü mimari özellikleri görebileceğiniz Side Antik Kenti’nde Side Müzesi de mevcut. Antik kenti dolaştıktan sonra eski dönem uygarlıklarına ait heykelleri, sütunları ve portreleri görmek için müzeye mutlaka uğramalısınız.
Patara Antik Kenti
Antalya’da görmeniz gereken yerler arasında Patara Antik Kenti’ni de eklemelisiniz. Likya medeniyetine başkentlik yapmış bir sahil kasabası olan Patara, arkeolojik ve tarihi değerlerinin yanı sıra Caretta Caretta’ların milyonlarca yıldır yumurtlamak için uğradıkları ender sahiller arasında bulunuyor.
Dünyanın ilk meclis binasının bulunduğu Likya kentinin geçmişi, M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzanıyor. Döneminde oldukça büyük bir öneme sahip olan Patara Limanı, zamanla kumla dolmaya başladığı için önemini yitirmiş.
Patara kentinin önemine katkı sağlayan bir diğer olaysa Büyük İskender’in kuşattığı kent olması. Büyük İskender’in kuşatmasıyla bilinen Patara Antik Kenti, Likya medeniyetine başkentlik yapmış bir sahil kasabası…
Xanthos Antik Kenti
1988’den beri UNESCO Dünya Kültür Mirası korumasında olan Xanthos Antik Kenti’nde yapılan ilk kazı çalışmaları Charles Fellows’a ait. Bulduğu önemli eserleri sökerek Patara’ya yanaşan harp gemisiyle Londra’ya taşıdığından, günümüzde kente ait pek çok eser British Museum’da sergileniyor.
Savaşçı bir ruha sahip olan Xanthos halkı, M.Ö. 545’te Perslerin hakimiyetine girene kadar tamamen bağımsızdı. Perslerin istilası üzerine sonuna kadar savaştılar. M.Ö. 475-450 yılları arasında büyük bir yangınla bütün kent yandı.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Xanthos Antik Kenti’ne ait pek çok eser British Museum’da yer alıyor.
Mutlu ve parlak dönemlerinden çok hüzünlü geçmişiyle anılan Xanthos, arkaik ve klasik dönemlerde bulunduğu bölgenin en önemli kenti konumundaydı. Perslerin ardından Romalıların kontrolüne giren sonrasında ise Bizans egemenliğine girdi. 7. yüzyılda ise Arap akınlarına kadar Bizans egemenliğinin piskoposluk merkezi olarak kaldı. Tüm uygarlıkların inşa ettirdiği yapılarda Helenistik ve Roma döneminin izlerini görmek mümkün.
Termessos Antik Kenti
Türkiye’nin en iyi korunmuş antik kentlerinden biri olan Termessos Antik Kenti, Antalya’nın 30 km kuzeybatısında bulunuyor. El değmemiş atmosferiyle diğer antik kentlerden daha farklı bir havası var. Hem doğal güzellikleri hem de tarihi eserlerinden dolayı Milli Park kapsamına alınmış olan Termessos’un çift ‘s’ ile yazılmış olması, Anadolu insanları tarafından kurulduğunun kanıtı niteliğindedir.
Termessos Antik Kenti, Türkiye’nin en iyi korunmuş antik kentlerinden biri…
Büyük İskender kuşatmasına karşı Termessosluların gösterdiği güçlü savunmayla anılan şehir, Pisidya bölgesinde Milyas olarak anılan bölümde konumlanıyor. Kenti Anadolu’nun en eski halklarından Solym’lerin kurduğu biliniyor. Bizans döneminde ve sonrası hakkında hiçbir şey bilinmiyor.
Aspendos Antik Kenti
M.Ö. 10. yüzyılda Akalar’ın kurduğu antik kent, Antalya’nın Serik ilçesinin Belkıs Köyü’nde yer alıyor. M.S. 2. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen 12 bin kişilik amfi tiyatrosuyla ünlü olan kent, yanında bulunan Köprüçay ve üzerinde bulunduğu ticaret yolu nedeniyle önemli bir konuma sahipti. Romalı Zenon tarafından inşa edilen tiyatro, günümüze ulaşabilen sahneler arasında en eski tarihlere dayananlardan biri.
Tiyatrodan sonra görmeniz gereken en önemli kalıntı su kemerleri. Kuzeydeki dağlardan su taşıyan su kemerleri, 1 km’lik uzunluğa sahip. Dönemin mühendislik becerisine şahit olmak adına mutlaka yakından görmenizi öneriyoruz.
Agora, tiyatro, hamam, sarnıçlar, stadyum gibi yapılardan oluşan antik kentten günümüze pek çok tarihi yapı ulaşmış. Her yıl yerli ve yabancı pek çok turisti ağırlayan kentte, tiyatro ve konser gibi etkinlikler gerçekleştiriliyor.
Geçmişi M.S. 2. yüzyıla dayanan ve Romalılar tarafından inşa edilen 12 bin kişilik amfi tiyatrosuyla ünlü Aspendos Antik Kenti’ni Antalya gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.
Kendi adına para bastıran ilk Anadolu şehirleri arasında bulunan Aspendos, efsaneye göre Truva Savaşı’ndan sonra Pamphylia’ya gelen koloniciler tarafından kuruldu. Tarih boyunca çok kez işgal edilen Aspendos, bir süre Büyük İskender’in egemenliğinde kaldı ve en parlak dönemini Romalılar zamanında yaşadı. Selçuklular döneminde kervansaray olarak kullanılan kent, Atatürk’ün isteğiyle restore edildi ve halka açık hale getirildi.
Perge Antik Kenti
Antalya’nın tarih ve portakal çiçeği kokan antik kentlerinde zamana yolculuk yapmaya doyamayanlardansanız, sıradaki kentimizi anlatmaya başlayalım: Perge!
Antalya’nın 18 km doğusunda, Aksu ilçesi sınırlarında bulunan kent, Bergama’da başlayıp Side’de sona eren antik yol üzerinde yer alıyor. Aksu (Kestros) Nehri, kentin coğrafi konumunu oldukça değerli kılan bir unsurdu. Döneminde toprağı verimli hale getirmesi ve şehir içi ulaşımı sağlaması bakımından önemini uzun süre korudu. Şehrin nehre verdiği önemini sikkelerinden, kabartmalarından ve Akropolis’in eteğindeki anıtsal çeşmede yer alan Nehir Tanrısı heykelinden anlamak mümkün.
İ.S. 1. yüzyıldan itibaren tüm Anadolu’nun en düzenli Roma kentleri arasında sayılan Perge, görülmeye değer antik kentler arasında.
Makedonya kralı Büyük İskender, ordusunu Lykia’dan Pamhylia’ya göndermiş, kendisi de yakın komutanları ile kıyı şeridini izleyerek Perge’ye ulaşmış. Araştırmalara göre hiçbir kaynakta Perge şehri ile Makedonya ordusu arasında bir savaştan bahsedilmediğinden, şehrin savaşmadan Büyük İskender’e teslim olduğu düşünülüyor.
İ.S. 1. yüzyıldan itibaren tüm Anadolu’nun en düzenli Roma kentleri arasında sayılan Perge’de yapılan kazılar sonucunda önemli buluntular elde edilmiş, tüm bunlar Antalya Müzesi’ne devredilmiş. Dünyanın en zengin Roma Dönemi heykel müzeleri arasında bulunan Antalya Müzesi’ne mutlaka uğramanızı öneriyoruz.
Büyük İskender şehri aldıktan sonra her biri yarım tonu bulan taşlarla sur duvarları inşa ettirmiş. Pergelilerin İskender’e hiç direnmeden şehri vermelerinin nedeni olarak şehri koruyan surların olmaması tahmin ediliyor. Antik kenti gezmeye bu anıtsal sur duvarları boyunca yürüyerek başlayabilirsiniz.
Perge Antik Kenti’nde Roma Dönemi’ne ait mozaiklerin güzelliğine şahit olun.Su kanalı, sütunlu cadde, gözetleme kulesi, Roma hamamı, agoralar, çift kapılı dükkanlar, 12 bin kişilik anıtsal tiyatro, zemini kaplayan mozaikler ve at nalı şeklindeki stadyumu görmeden Perge Antik Şehri’nden ayrılmayın.
Sillyon Antik Kenti
Serik ilçesine 15 km uzaklıkta bulunan Aspendos ve Perge arasındaki tepede konumlanıyor. Diğer Pamfilya kentleri gibi Truva Savaşı’nın ardından bölgeye göç edenlerin inşa ettiği bir antik kent burası… Tarih boyunca pek çok depreme maruz kalmış ve günümüze harabe şeklinde ulaşabilmiş. Yine de antik kentlere ve tarihe özel bir ilginiz varsa ziyaret edebilir, çeşme, anıt mezar, birkaç mimari yapı ve sur duvarlarını yakından görebilirsiniz.
Tepede ev kalıntıları, sokaklar, Bizans Kilisesi ve Selçuklu Camisi bulunuyor. Tepenin batısında ise Helenistik çağlardan kalma surlar, kuleler, kapılar ve kente çıkan yollar yer alıyor. Güneyde bulunan 8 bin kişilik tiyatro alanını da mutlaka görmelisiniz.
Aspendos ve Perge arasında kalan Sillyon Antik Kenti’nde Helenistik çağlardan kalma surları ve kuleleri görebilirsiniz.
Myra Antik Kenti
Demre ilçesinde bulunan Myra Antik Kenti, Likya Birliği’nin 6 büyük kentinden biriydi. Bugünkü Demre Çayı’nın (Myros Nehri) batısındaki kanal ile ulaşım sağlanıyordu. Aziz Nikolas’ın piskoposluk yaptığı yer olarak ünlenen antik kentin tarihi M.Ö. 5. yüzyıla dayanıyor. Şehrin en önemli yapısı ise tahmin edileceği gibi St. Nikolas Kilisesi… Maalesef 1034 yılında Arap akınları nedeniyle yıkılan kiliseyi günümüzde görebilmek mümkün değil.
Aziz Nikolas’ın piskoposluk yaptığı yer olarak ünlenen Myra Antik Kenti’nin en önemli yapısı St. Nikolas Kilisesi…
Tüm dünya tarafından Noel Baba olarak tanınan Aziz Nikolas, Türkiye’nin Akdeniz kıyılarındaki önemli Lykia kentlerinden Patara’da dünyaya geldi.
Denizcilerin ve öğrencilerin koruyucusu olduğuna inanılan Aziz Nikolas’ın lahdinin üstünde balık pulu deseni bulunuyor. Haçlı Seferleri’nde tüccarların Aziz Nikolas’ın kemiklerini çalıp Bari’ye götürdüğü ve bir bazilikaya gömdüklerini biliniyor. Geride kalan kemikler ise günümüzde Antalya Müzesi’nde sergileniyor.
Phaselis Antik Kenti
Phaselis Antik Kenti’nin Akdeniz’e uzanan küçük bir yarımada üzerinde İÖ 7’nci yüzyılda Rodoslu kolonistlerce kurulduğu söylenir. Kuruluş efsanesinde kolonistlerin yöre halkına mısır veya kurutulmuş balık önerilerine balık isteği ile cevap verildiği anlatılır. Coğrafi konumu önemli bir liman kenti olduğunu gösterir. Biri yarımadanın kuzeyinde diğeri kuzeydoğuda üçüncüsü ise güneybatı kıyısında yer alan üç limana sahiptir. Limanları, agoraları ve şehir sikkeleri üzerindeki gemi betimlemeleri Phaselis’in ticari liman hüviyetini vurgular.
Phaselis bazen Likya bazen Pamfilya bölgesi şehri olarak gösterilir. Gerçekte her iki bölgenin sınırları arasında yer almaktadır. Şehirde sırasıyla İÖ 5’inci yüzyılda Pers, 4’üncü yüzyılda Kayra Satrabı Mausolos ve nihayet komşu şehir Lmyra’nın Kralı Perikles’in egemenlikleri görülür. İÖ 333 yılında Büyük İskender’i altın taçla karşılamaları şehir tarihinin en renkli sayfalarından biridir. İskender’den sonra birçok kere el değiştiren Phaselis, İÖ 167’de Likya Birliği’ne üye olup birlik sikkeleri basar. Bir süre komşu kent Olympos ile korsanların talanlarına maruz kalmasının ardından İÖ 43’te Roma egemenliğine girer ki bu dönem, şehirde yeniden yapılanma ve en az 300 yıl sürecek refahın başlangıcıdır. Şehir 129’da İmparator Hadrian tarafından ziyaret edilir. Güney limandan başlayan ana caddenin girişindeki tek kemerli anıtsal tak bu ziyaretin anısına dikilmiştir.
5 ve 6’ncı yüzyıllar Bizans egemenliğindeki yüzyıllardır ki Phaselis 451’de Kadıköy Konsülü’ne katılan şehirler arasında yer alır. 7’nci yüzyılda Arap akınlarından sonra 8’inci yüzyılda yeni bir refah dönemi başlar. Phaselis 1158’deki Selçuklu kuşatmasından sonra gerek depremler ve gerekse limanının işlevselliğini kaybetmesinin ardından önemini kaybedip 13’üncü yüzyıl başlarından itibaren tamamen terk edilir. Günümüze çoğunlukla Roma ve Bizans dönemi kalıntıları ulaşmıştır. Bunlar şehrin ana aksını oluşturan ve kuzey-güney limanlarını birleştiren ana caddenin iki yanında sıralanır. Cadde, agora ile tiyatro arasında genişleyerek küçük bir meydan oluşturur. Meydanın güneydoğu köşesinde basamaklar tiyatro ve akropolise ulaşımı sağlar. Tiyatro küçük boyutlu tipik bir Helenistik Dönem tiyatrosudur. Roma döneminde sahne binasının eklendiği, Geç Bizans’ta ise sahne binası duvarının kısmen şehri koruyan yeni surların bir parçası olduğu kalıntılarından anlaşılır. Ören yerinin girişindeki virajın sağında şehrin eski surlarıyla (İÖ 3’üncü yüzyıl), tapınak veya anıtsal mezar olabilecek temel kalıntılarına rastlanır. Kuzey limanı arkasındaki yamaç ise şehrin mezarlık alanıdır.
Çıralı Plajı
Çıralı Plajı, Antalya’nın caretta caretta’lara ev sahipliği yapan plajları arasında bulunuyor. Berrak suyu, taşlı kumu ve Roma devrinin tarihi kalıntılarıyla keyifli bir yüzme deneyimi yaşayabilirsiniz.
Çıralı Plajı da Caretta Caretta’ların yumurtalarını bıraktığı plajlardan biri…
Adrasan Koyu
Merkeze yakın mesafede bulunan Adrasan Koyu, Çıralı’ya araçla 25 dakika uzaklıkta bulunuyor. Olimpos Plajı’nın aksine sığ ve kum plajıyla çocuklu ailelere de hitap ediyor. Konaklama olanaklarının yanı sıra sevdiklerinizle keyifli sohbetler edebileceğiniz kafeleri ve tatilinize lezzet katabileceğiniz restoranları da mevcut.
Adrasan Koyu, sığ ve kum plajıyla çocuklu ailelerin en çok tercih ettiği Antalya plajlarından biri.